2 Mayıs 2017 Salı

Afrika'yi sabah veterinere biraktim, kisirlastirma operasyonu icin, icim darmadagindi giderken. Bir de boyle ne yaptin der gibi bakti gozlerimin ta icine o koskocaman yemyesil gozleriyle..
Ben sokaktan aldigimda onu, hayatini kurtardigima ve ona daha iyi bir gelecek verecegime 100% emindim. Cok sevdim kendisini ve hala da cok seviyorum ama su kisirlastirma konusu benim icin cok hassas.
Biliyorum ki, disi kedilerde, yumurtalik  ve mem kanseri riski hep var, biliyorum ki kendisi surekli evde de olsa regl donemlerinde cok mutsuz / hassas oluyor.. yani aslinda biliyorum ki iyi bir sey yapiyorum ama hani konusma ihtimali olsa o ne derdi diye dusunmeden duramiyorum. Ya da ben kimim ki, onun dogurganligi ya da yulurtaliklari hakkinda karar verebiliyorum dusuncesi cikmiyor aklimdan.

Yani sadece cok seviyorum diye, yemek veriyorum diye onunla ilgili tum kararlari hakikaten benim mi vermem gerekiyor... ya ben yanlis klarar veriyorsam..
Oy oyle yani.

Kendisi simdi ameliyatta, aksama almaya gittiğimde muhtemelen cok mutsuz ve cok darmadagin olacak...


27 Nisan 2017 Perşembe

Cem Adrian - Ben Geldim





Simdi boyle bir adam var, boyle sarkilar soyluyor...

sonra G neden depresif?


degisim iyidir dedim.
Uykuya ihtiyacim var dedim sonra 23.04.2017 tarihinde merkezden arayip dediler ki ; G'cigim, 25-26.04.2017 tarihleri arasinda toplanti var, biz seni sectik, yapistir.
Toplanti var dediler de, konu ne, toplanti kiminle vb. hic bir detay yok. Neyse sonra allahtan Turkiye'den ekip geldi, beraber katildik. Benim uyku gene pic oldu tabii. 21.04.2017'de A'lara gittik housewarming'e U'yu de beraberimde goturdum. Adam, 4 yildir yasadigi Cezayir'de bu kadar uluslararasi bir aksamda ilk defa bulunuyormus, sok oldu.
Cuma eve normal saatte dondum tabii. Sonrada uyumusum..
Cumartesi 'de R ile ogle yemegi icin Rancho'ya gittik. R klasik bir fransiz olarak yine gec kaldi tabii, bir saat bekledim kendisini hatta belki bir saatten biraz fazla su an cok da hatirlamiyorum. Arka tarafimdaki masada 15-20 kisilik bir grup vardi, yiyip iciyorlardi.. Oldukca bakimli ve duzgun giyimli kadinlar sigara ve sampanyalari hupletiyorlardi.. Cezayir'de bu cok onemli sinifsal gosterge aslinda. Ortalikta, arkadaslarinin yaninda ve toplum icerisinde alkol tuketen ve sigara icebilen kadin demek, o grup da o kadar modern demek.. her neyse.. bunlar ya sinif toplantisiydi ya da cok eski arkadaslar.
Birden kendi arkadaslarim geldi aklima, Turkiye'dekiler.. S, O, M, M, M, S, E, C, T, C, C.. ne guzel bir grubumuz vardi bizim.. Ankara'nin altini ustune getirirdik gencken, hayat bizi henuz yormazken, henuz ciddi sorumluluklarimiz yokken. Ne guzel gunlerdi onlar. Simdi gorusemiyoruz bile, hadi ben 3000km otede yasiyorum da bahanem var, onlar ayni sehirde denk getiremiyorlar.
Cok uzuldum kisa bir sureligine, bak dedim icimden; herkes sevdikleriyle bir arada. Sen ne yapiyorsun?  Afrika'yi saymazsak, tek basina, dunyanin bir ucunda, ailenden uzakta.. neyin ispati bu? neyi kanitlamaya calisiyorsun dedim. Sonra dusundum tekrar, Turkiye'de olsam sadece aileme yakin olacagim ama istedigim hayat orada degil, henuz. Illaki orada olacak hayatin geri kalani ama henuz degil. Ve aslinda ne kadar mutlu oldugumu da yeniden farkettim birden. Guzel gunesli gunler, mak.40 dakika da ulasilabilecek Akdeniz ve plajlar, herbiri birbirinden tamamen farkli arkadaslar, farkli tatlar, farkli heyecanlar, tek basina yasamanin mutlulugu.

Derken R geldi de, yeniden basimi kaldirdim dusuncelerden. Sonrasi muhabbet, makara.
Bir de arka masada oturan cocuklardan biri, R'nin kocaman boyunu posunu gorunce, abi sen ne yapiyorsun ya demek icin geldi masaya. R'nin dedigine gore adam pisuarda da bayagi rahatsiz edip, muhabbet etmeye calismis kendisi ile. Derken, tanisalim ben RD dedi ben de G dedim. Aaa Turk olan G mi dedi Adam!!!!! Ben sok! R daha da sok! Yani evet oldukca partiliyorum ama o kadar da degil diye dusunuyordum.. o kadarmis. Cocuk, iki arada bir derede yazdi, flort etti benle. Sonra aklina geldi tabi sapsalin, yanimda bir adam oldugu, umarim rahatsiz etmedim dedi mahcup bir sekilde R'ye, o da tam bir Fransiz hoduklugu ile ettin ya aslinda bir sey konusuyorduk biz dedi.

Ardindan S geldi, R ile S'in kocasi hakkinda atip tuttuk. Ardindan S ile bize gecip, 'Fifty Shades of Darker' izleyip dondurma yedik, yine kocasini cekistirdik. Dedikodu kotu bir sey!

Hafta basindan beri o toplanti senin, bu toplanti benim geziyordum da bugun ofise ulastim cok sukur.
Aksam T ile bulusup, disari cikalim diyoruz.
HAdi hayirlisi.

Ah bir de Afrika yine kizginlik donemine girdi, geceleri uyutmuyor, miyaaaaov miyaaauv tum ev, tum site uyuyamiyoruz. Kendime soz, su donem gecsin direkt veterinere gidip kisirlastiracagim kuzumu, ona da yazik bana da.. Kizcem bildigin can cekisiyor, popoda surekli havada.


20 Nisan 2017 Perşembe

Degisim

Degisim iyidir, insani zinde tutar.
Hadi canim oradan diyen bile en az bir kez daralandiginda sacini kestirmistir.

Cok severek kullandigim tumblr hesabimdan cok sikildim 'http://guccithegeologicalengineer.tumblr.com/'

ama ne sikilma! O yuzden ilk goz agrim blogspota geri dondum. Orada yazdiklarim simdilik orada kaldi, cunku blogger'da geriye donuk yayin yapilabilir mi henuz bilmiyorum. Bunlari da hep ogrenmem gerek.

Yazacak cok sey var aslinda, cunku tumblr'a da en son 08/02/2017 tarihinde yazi yazmisim, oysa ki, neler neler oldu o tarihten sonra.
Subat'in 6sinda F geldi, dogum gunu haftam boyunca Algiers'de kaldi. 32 yillik hayatimin neredeyse en guzel dogum gunu haftasiydi. Dogum gunu demiyorum bak, hafta - koskoca 7 gun-. gitti tabii sonra. Kahire'ye dondu. Ancak biliyorum ki hem onun damakta kaldi, hem bende... tekrar 10 ay sonra gorusmek istemedik ve hemen olanlara basladik.. Misir'a gel dedi, ekibi de topla dedi. Sana Sinai yarim adasini, cok sevdigin Suez kanalini gosteririm, Nuweiba'da denize gireriz, snorkelle dalariz dedi. Cok buyuleyiciydi hakikaten, gercek olamayacak kadar iyi fikirdi. Tamam dedim pek tabii.

-Araya hemen ekliyim ki, bu adam benim ruh ikizim, oyle laftan degil hem de gayet ruh ikizim. Tanistigimiz gunden beri birbirimizin aklindan geceni bilmek konusunda sahane bir yetenegimiz var. Benim basarisiz evliligimden sonra, biriyle ayni evde yasama travmami bile ortadan kaldirdi kendisi. Ustelik o bosanma travmalari sirasinda basima gelen tum abuk subukluklari da inanilmaz soguk kanlilikla savusturdu kendisi... Geceleri uyurken, bir anda yatakta kalkip konusmalarim bitti mesela bu adam sayesinde.. iyi geldik birbirimize. -

Misir Konsoloslugunu aradim pek tabii. Kendileri bana vize islemlerinin 2 gun alabilecegini belirttiler. Ardindan, ayni hafta icin S, Hindistan turu buldum gidermiyiz diye sorunca ona da atladim. Hindistan vizesi daha uzun sureceginden once Hindistan buyukelciligine basvurdum, vize 7 gun icerisinde cikti pek tabii. Ardindan ver elini Yeni Delhi, Jaipur, Udaipur, Agra, Karauli.. muhtesemdi. Bununla ilgili upuzun bir sey yazacagim sonra.
Ardindan Cezayir'e dondium ve Misir Buyukelciligine basvurdum ve SUPRIIIIZ bana vizeinin en az 10 gunde cikabilecegi soylendi. Geziye de saece bir hafta kalmisti. Ben bir umut vize cikacak diye, hem kendim hem de grup icin tum planlari yaptim; otel rezervasyonlari, aradaki aktarmalar, havalimani aktarmalari, gezilecek yerler, dalis yerleri vs.

13/04/2017'de 12:45'teki Cezayir-Kahire ucagina kadar vize bekledim, son dakikaya kadar ve cikmadi. Hayalkirikligimin boyutlari tarif edilecek ya da bildigim herhangi bir dilde ifade edilebilecek gibi degildi pek tabii.. o daralti ile kalamadim Cezayir'de, ilk ucakla Istanbul'a gittim, eve. Tum arkadaslarim ise o ucaga binip, benim organize ettigim ama katilamadigim geziye gittiler, benim sevdigim adamla dalisa gittikler, sahilde dolastilar, Suez kanalindan gectiler, piramitleri gezdiler.. yazarken bile midem bulaniyor, oyle bir hayal kirikligi.

Cok sukur ki, ev hep iyi geliyor bu durumlarda. Aile, tanidik yuzler, tanidik kokular, ana dilinizi konusan insanlar, vapurlar, karakoy boregi, martilar, balik ekmek, midye dolma, caddebostan sahili, terkos pasaji, cukurcuma, galata kulesi, her eve donusumde beni ilk sarip sarmalayan canim ataturk Havalimani...vs. el birligi ile sarip sarmaladilar beni. Hayal kirikligimi, hazimsizligimi, caresizligimi sevgiyle unutturmaya calistilar.
F ile konusamadik bile ilk gun, yazdiklarimiz i am soo dissappointed suck a fuck ya da this is unfair'den oteye gidemedi..

Annem, F cok uzulmustur seni taayul edemiyorum derken, Babam vardir bir hayir belki de tam bombalar patlamisken gitmemen iyi bir seydir, uzme kendini dedi.

Dusunuyorum da, eger son 3 senedir Cezayir'de yasamiyor olsam, hayal kirikligim cok cok cok daha kotu olurdu. Oysa ki bu ulke bana, kontrol edemeyecegim milyonlarca dis sebep oldugunu, bazi seyleri - ki Cezayir'de bir cok seyi- degistiremeyecegimi, sadece elimden geleni yapip bekleyip sonuc alamayacagim seyler oldugunu ogretti. O yuzden belki de hayal kirikligim darma duman etmedi ama kalbimi de kirdi.

Sali gunu 18/04/2017 tarihinde dondum Cezayir'e, iste o saatten beri de islere gomulmus durumdayim, ustelik korkunc bir konsantrasyon problemim de var maalesef. Gecer, su haftasonu gecsin, yeniden iskolik hale donerim herhalde.

Uyuyabilsem aslinda biraz daha cabuk olacak gibi. Ilk gun gece 02:00'de gelip, eve girince valiz bosaltip, kedim Afrika ile vakit gecirip yatiyim deyince ancak 04:00'da uyuyabildim. sonra sabah 08:30'da ofisteydim. Ardindan o gece de evi temizledim, zira Afrika yoklugumda evde nasil partilemis ise, her yer her yerdeydi. Gene yattim 23:50 civari. Ertesi sabah gene is. Dun uyuyacagim dedim, aksam sirkette mangala kaldik, gene oldu 23:30 uyku ile bulusmamiz. E bugun haftasonuna giris - Cezayir'de haftasonu Cuma & Cumartesi-  diye illaki gece disari cikacagim. Gene sabahlar olmasin artik Cumartesi'ye kismet. Cuma'da A'larda housewarming var.

Simdi herkes Misir gezisinden bahsedecek bu gece ve yarin.. bir hafta siksam disimi konuyu kapatirlar diye umuyorum..

Ha bu arada, 15/04/2017 gunu Istanbuldayken beni Misir Buyukelciligi vize cikti diye bilgi verdi. Alin o vizeyi dedim, nohutlu pilav yapin tey yarabbim.








7 Şubat 2017 Salı

Ne desem az sana!
Hic bir hatandan ders almiyorsun* desem olmayacak cunku onlari deneyim kabul ediyorsun, hata degil. Anliyorum da… iste ama anlamak daha sonra kalbinin kirilmasini ya da uykusuz gecelerini cozmuyor. Dudaklarim dudaklarini, vuducum ve ruhum ellerini ozlemis tamam. Ne gerek var diyorum su an soyle bir aksiyona.
Sonra, bir yil aradan sonra, ogle yemeginde bulusmak icin anlastiginiz yere giderken kalbin sikisiyor, ellerin terliyor, midendeki taklalarin haddi hesabi yok.. bir daha bunlari baskasi icin hissedememek de var.. ya da hissetsen bile, birine karsi boyle seyler hissedebiliyorken ne icin, kim icin kendini durduracaksin ki varsin yasa diyorum.
Yasadiklarindir, elinde kalacak olan, varsa yoksa yasadiklarin.  Zaten yeniden gidecek, 3-5 gunun hesabini yapma, kendine ket vurma diyorum. Digerleri ket vur sonu yok diyor.. sen bilirsin.
* kendime not!

30 Ocak 2017 Pazartesi


Uzun zaman oldu yazmayali!

Oldukca uzun zaman oldu yazi yazmayali.. Bir suru de sey oldu aslinda.

  • Ben 17 Aralik - 17 Ocak arasi Turkiye’deydim mesela. Inanilmaz kar yagdi, 20° den gelen ben hasta oldum tabii salya sumuk.
  • Afrika hayatindaki ilk ucak yolculugunu sahane sekilde atlatti. Ne bir huysuzluk, ne bir altina kacirma.. ustelik Ankara’daki hayata da 100% adaptasyon sagladi. Kedimi bir kere daha sevdim, daha ne kadar daha sevebilirim bilemiyorum, o kadar seviyorum. Tabii, Turkiye’deyken kizginlik donemine de girdi..Veteriner hava degisimi dedi gerci ama yine de bir huysuzlugu bir cadalozlugu yok cok sukur!
  • Dedem saglikliydi hala cok sukur, ilk defa aldigim bir yilbasi hediyesini begendi ve giydi… gerci hala tereddutteyim. Aldigim seyden degil de beni cok ozlediginden olabilir bu tepkisi.
  • Ananem hala saglikli cok sukur evet ara ara kafasi karisiyor ama cok sukur cok! O da hediyelerini giydi, onunda ayni tepkiyi verdigini dusunuyorum. Cok ozluyorum ben bu ikisini, en cok onlari ozluyorum. Yasadigim tum ulkelerin eve hep 4 -  5 saatte olma sebebim onlar.
  • Kizlarla gorustuk, hepsi cok baska dunyalar, hayatlar, hayaller hepsi nasil kosusturmacali ruh halleri icinde. Tugcim anne olacak, Ceylom oldu bile.
  • Birkan ile yine gorusemedik tabii ama artik gercekten sasirmiyorum. Allah’in benim bilmedigim ozel bir zamanlama mekanizmasi var muhakkak.
  • Dilara’yi gordum cok uzun sure sonra, hem de doyasiya.
  • Kardesim hic is aramazken, Istanbul’da bir Amerikan sirketinde is buldu tam da Cleveland’dan yeni gelmiş ve azicik evde - Ankara’da - yaymayı dusunurken. Istanbul’a tasindi patdadanak gecen hafta, hatta oyle patdadanak ki, henuz evi yok, Dilara’da kaliyor.
  • Sonra ucakta, Ankara - Istanbul ucaginda beni son 10 yildir ilk kez sasirtabilen, oldukca enteresan bir adamla tanistim. Aslinda once elleri ile tanistim ve ardindan  kendisi ile. Cok normal bir tanisma ve konusma ardindan ucaktan indikten sonra, kendisi ile  4 saat sonraki Cezayir ucaginda da karsilastik. Ufak capta bir amanin, geliyor romantik komedinin allahi dedik tabii.
  • Ardindan Cezayir’de ustteki kisiyle ilk bulusmamizda, en iyi romantik komedi filmine rahat 5000 basardi ama olmadi. Enteresandir ki, ikinci bulusmada anladim ben olamayacagini.. o kadar ayniyiz ki.. o kadar ayni yerlerden / yollardan geliyoruz ki oluru yok. Simdi evet yine malum onumuzdeki maclara bakacagiz. ( Cocuk Turk bu arada, yaaa ben de sok!!!)
  • Ardindan evde tekrar kendi kendime Yoga’ya basladim. Baktim yok bulamiyorum hic bir yerde.. derken dun gece artik Allah’a nasil yalvardiysam icimden, Charlotte ayin 11′i icin yoga workshopu ayarliyorum gelenler elime mum diksin diye mail atti.. Siz bir seyi gercekten yurekten istediginizde olabiliyor demek ki. - Birkan konusu cok istekle istenmis bir konu degil demek ki su durumda-
  • Arapca’ya da baslarsam eger, yeni yil dileklerinin hepsi kabul olacak geriye sadece dobikligimle bas etmek kalacak ki kendisini aslinda cok da umursamiyor olabilirim  - do i?-
  • Bir suru is sarmalinin icine dustum yine yeniden ama keyfim yerinde buna da kocaman sukur.
  • Yeni yilin bana getirdigi en buyuk yenilik bu, cok sik ve gercekten cok icten sukur ediyorum hayata. Hersey icin; cogunlukla ailem icin, onlarin sagligi icin, karsima cikardigi bunca iyi dost icin, karsima cikardigi bunca firsat icin, kalbimi hic nefretle doldurmadigi icin vs vs.


Bir daha bu kadar uzun sure yazmadan da durmak istemiyorum.

14 Aralık 2016 Çarşamba

yine hayatımı sorguladigim bir yol günü.. sağımda güneş doğuyor, dağların arasından.. 
fonda ‘let it go’ James Bay çalıyor. Yasin arabayı kullanıyor.
Biter mi bu yollar?
Huzur bulur mu şu ruhum?
Bir yerde üç seneden uzun yaşar mı şu beden?

Geçer mi şu göçebelik?

4 Aralık 2016 Pazar

Kedi

Biliyorum ki kendisi aslinda bir adet kucuk kedi.
Beni bu kadar nasil mutlu ettigini, kendisinin su an ki saglikli halini her gordugumde icimdeki titremeyi falan ne kadar anlatirsam anlatayim cok inandirici ya da cok gercekci gelmeyecek kimseye.
 Ama iste, cok seviyorum cok.
Severken, oludrecegimden korkuyorum. Hele bu sabah telefonun alarmini kurmayi unutmusken, sabah 07:07′de gelip patileri ile beni uyandirmasi.. oy iyi ki almisim ben bu minnagi eve. Iyi ki o igrenc, islak ve soguk gecede birbirimizi bulmusuz.. Onun hayati ve sanirim benim ruhum onarildi su iki ayda.. Nice aylara/yillara!

3 Aralık 2016 Cumartesi

Disarda ruzgar var, ruzgar cani ucus ucus surekli deniz kabuklari birbirine vuruyor.. duyuyorum. Sicacik yatakta, uzerimde yorgan dizimin dibinde Afrikamin sicakligi yari uykulu bir sekilde iceriyi dinliyorum.. once radyoyu degistirip televizyona geciyor.. ardindan mutfakta ses cikarmamaya calisip, kendine yemek hazirliyor.. sahane kokular geliyor iceriden..kapiya yansiyan sarimsi isik aslindaki salondaki lambanin degil de mutlulugun yansimasi gibi.. evim hep boyle kalabilir.. icindekiler de hep bu sekilde diye dusunuyorum. Gerinip, yataktan cikiyorum… Sacim basim darmadagin, gun icinde beni uykuya mecbur eden migrenin az da olsa izleri var yuzumde..direkt mutfaga gidiyorum. Arkasi donuk, bulasik yikiyor.. Buzluktan dondurma aliyorum, donuyor, yanima geliyor ve dudagima opucuk konduruyor.. sogukmus  bir de cok cikolatali diyor. Tezgahtaki kasede duran kirilmamis cevizlerden aliyor, iki tanesini avucunun icine alip, diger eliyle de cevizlerin oldugu eli sikistirip cevizleri kiriyor, icinden cikardigini agzima atiyor.. cok mutluyum.


Icim huzur, mutluluk, muziplikle dolu ve sicacik.. Guzel adamlarla birlikte olun, omrunuze omur katsinlar.

23 Ekim 2014 Perşembe

Canım Blog, seni sürekli ihmal ediyorum ve hep araya seneler giriyor.. bu arada bölük pörçük başka yerlere yazmış oluyorum.. o yüzden artık herşeyi tek yere
Buraya yazmaya karar verdim. Kararlıyım, artık parça pinçik olmayacağım.

İlk göz ağrım Blogspotum, görüşmek üzere.

Freeklane - El Madani ( Clip Video )